Ocak, 2019

Ergenlik Dönemi İçerisinde Sosyal Beceri ve Güvenli Davranış Kazanımı

‘’Ergenlik, insandaki en kötü ve en iyi dürtülerin birbiriyle savaştığı ve kişiyi ele geçirmeye çalıştığı dönemdir.’’

  1. STANLEY HALL

Ergenlik dönemi en sade tanımıyla insan fizyolojisinin büyük oranda değiştiği, çeşitli psikolojik dalgalanmaları da barındıran en köklü değişim dönemidir. Ortalama 12 ile 21 yaş arasını kapsayan bu dönemde, ergenler sosyal yaşamda aktif olarak söz sahibi olmak, bir gruba aidiyet hissetmek, özerklik kazanmak ve sosyal çevreyi kontrol edip, yönlendirebilmeyi isterler. Çocukluk döneminde ilk olarak rol model alınan ebeveynler bu dönemde yerini arkadaşlara ve toplum tarafından bir özelliği ile ön plana çıkmış bireylere bırakır, sosyal çevre önem kazanır. Çocuklarındaki bu değişiklikler aileleri telaşlandırır ve bazı durumlarda çocuklarının artık birer çocuk değil ‘’ yetişkin adayı’’ olduklarını kabul etmek güçleşir.  Aileler bu ikilem ile uğraşırken ergen olarak tanımlanan birey ise kimlik arayışı içerisine girme ve bir sosyal gruba ait olabilme, tüm farklılıkları deneyimleyebilme telaşı içerisindedir. Bu durum aile içi çatışmalara, duygusal boşluklara ve bazı durumlarda kopuşlara yol açabilir.

Ergenlerin sosyal çevreye adapte olabilmelerini sağlayabilmek adına, insanlar ile olan ilişkilerimize yön veren bireyin toplumsal sorumluluklarını yerine getirmek için sergilediği davranışlar olarak tanımlanan sosyal beceri konusunda desteklenmeleri gerekmektedir.   Farklı sosyal gruplara uygun roller benimseyebilme, ahlak ve görgü kurallarını benimseyebilme, farklılıklara saygı duyabilme, sözel ve sözel olmayan iletişim şekillerini öğrenebilme,  kendi davranışlarını duruma uygun olarak düzenleyebilme, karşı tarafın duygu davranış ve düşüncelerini anlamaya çalışabilme, uygun duruma uygun tepkiler verebilme, çatışma çözme becerilerini kazanabilme, öfke kontrolü sağlayabilme ve stresli durumlar ile başa çıkabilme, kazanılması gereken ve sosyal yaşamımızı büyük ölçüde şekillendiren  sosyal  beceri davranışlarıdır.

Sosyal beceri davranışları çok ufak yaşlarda aile tarafından rol model olunarak bireye kazandırılmaya çalışılır. Temeli atılan davranışlar sosyal gruplara dâhil oldukça ve bireyler arası kurulan iletişim ile toplumsal norm ve kültürel yapılara göre şekillenmeye başlar.  Bu davranışlar kazandırılırken sözel olarak verilen ve emir kipi içeren direktifler yerine ergen bireyi anlamaya çalışan, eşit söz hakkının verildiği ve günlük hayattan uygulamalar ile bireyde davranış değişikliğine gitmeye dayalı uygulamalar olmasına dikkat edilmelidir.  Kısıtlamalar ve yasaklar yerini, belirli sınır ve kuralları olan özgür alanlara bırakmalıdır.  Yapılan her keskin sınırları olan kısıtlama ergen bireyi en ufak bir boşlukta daha yanlış davranışlara itebilir.  İsteklere doğrudan ‘’ Hayır. Olmaz. Yapamazsın.’’ demek yerine alternatif seçenekler ile iletişim kurabilmek gerekir. Olumsuz bir isteği kaldırırken yerine daha olumlu bir ödülü koymak gibi. Ailenin bu yöntem ile bireye verdiği mesaj ‘’  Senin ne istediğin benim umrumda değil, sen daha o kadar büyümedin’’ yerine ‘’Seni anlıyorum, isteklerin benim için önemli,  sana saygı duyuyorum ama bir de bu seçeneği deneyebilirsin .’’  ifadelerine dönüşür. Bu bireye karşısındakinin düşünce ve duygularını anlayabilme, isteklerine saygı duyabilme, buna uygun sosyal rol benimseyebilme gibi sosyal becerilerin kazandırılmasında açılan ilk yoldur.  Ailesi ile iletişim kurabilen bir ergenin risk alma davranışı dürtüsü ile başa çıkabilme mekanizması daha çabuk gelişir, birey güvenli davranışlara yönelir.

Aile ortamında bireye ergenlik döneminde yaşadığı krizleri atlatabileceği güven ve saygı içeren bir ortamın sağlanmak gerekir.  Unutulmamalıdır ki; ergenlik dönemi bir kimlik arayışıdır ve bu dönemde bireyin verdiği ani tepkiler,  öfke patlamaları,  ağlama krizleri bireyin kontrolü dışında beyin yapısındaki farklılık ve fizyolojik değişiklikler ile verilir. Küçük yaşlardan itibaren kazanılmaya başlanılan sosyal beceri davranışları bu dönemde gruplara göre kabul edilebilme açısından değişiklik gösterebildiği için yeniden bir yapılanmaya girer. Bunların deneyimlenerek öğrenilmeye başlanılmasından önce ergen bireyin aile tarafından bilgilendirilmeleri gerekir ki zihindeki boşluklar yanlış bilgiler ile farklı insanlar tarafından şekillendirilmesin.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.